Kütahya Hava Er Eğitim Komutanlığı- Bedelli Askerlik Tecrübeleri -5


9
3 shares, 9 points
bedelli askerlik kayseri
bedelli askerlik kayseri

Kütahya Hava Er Eğitim Komutanlığı Bedelli Askerlik

Kütahya Hava Er Eğitim Komutanlığı Tertip 2. dönem bedelli olarak 2. grup 3. tabur 10. bölükte askerlik görevimi tamamladığım tugay. benden sonra gidecek bedelli/kısa/uzun tüm askerler entryi okuyabilir, yardımcı olacaktır. Başka soruları olanlar da mesaj atabilir.

Çantayı gerekli gereksiz çok şeyle doldurmuştum. en büyük tavsiyem hiçbir şey götürmeyin. Er gazinosunda kocaman bir askeri malzeme ofisi var ve başında bir tane çavuş duruyor. hem dışarıdan daha ucuz hem de her şey var. Havlu, çorap, kişisel bakım, dikiş seti, boya-fırça, eşofman takımı… aklınıza ne geliyorsa.

Otomat makineleri hariç her yerde kart geçiyor

Otomat makineleri hariç her yerde kart geçiyor. Yemekhane önünde poğaça satan kadında bile kart geçiyor. O yüzden çay kahve kola almak için bozuk para getirin ya da 50-100 tl bir şey getirin orada bozuk para yapıyorlar. Onun haricinde tüm paranız kartta olsun.

 

Sabahları sıcak su yok

Sıcak su iki günde bir var. Sabahları sıcak su yok. Akşam yemeği ile yat içtiması arasında duş alabiliyorsunuz. Yat’tan sonra tuvalet banyo temizlendiği için duş traş tuvalet çok zor. Tuvalet banyo temizliği korkulduğu gibi değil. Su bas-çek yapıyorsunuz. ama yemekhaneden olabildiğince kaçın. Sanki iki yıldır yemekhanede çalışıyormuşunuz gibi oluyor o gün hiç bitmiyor resmen. Hadi bir şey oldu gittiniz sakın yan bulaşık veya arka bulaşığa gitmeyin. Yemek dağıtıcı olun. Üç öğün yemek dağıtır kalan zamanlarda masaları ve yerleri siler oturursunuz.

Eğitimlerde çocuk gibi oram buram ağrıyor ayaklarına girmeyin. Gerçekten bir sıkıntınız varsa kimse revire gitmenize bir şey demiyor ya da ciddi bir rahatsızlığınız varsa sizi spor men yapıp hafif işlere veriyorlar mıntıka ve temizlik işleri gibi. Hem o işlerden kaçıp hem de eğitimde öyle davranırsanız sağlam küfürler yersiniz.

Çoğu zaman iş mangasına(mıntıka,tuvalet,yemekhane) cezalı koğuşları, spor men, terlik istirahati alanları vb. aykırı tipleri gönderdikleri için size çok sıra gelmez.

Silahhane ve kat nöbetleri var. hangisi denk gelirse. gündüz 3 saat gece 2 saat. Nöbetler gayet rahat. Bana 15-18 arası geldi 3 saat bölük yürüyüş yaptığı için kimse yoktu rahat geçti. Bölükte hiç hırsızlık, kavga vb. sıkıntılar yaşanmadı.

 

Hava sabah çok soğuk

Hava sabah çok soğuk. Öğleye kadar parka giymek zorunlu. öğle yemeğinden sonra parka çıkartıyorsunuz. Bazen çıkartmayın deniliyor. öğle civarı 26-27 dereceye çıkıyor akşam tekrar 4-5 derecelere düşüyor. Ekim ayı için böyleydi kışı çok kötüymüş.

Sevk tarihimiz 6 ekimdi, son katılım tarihi 8 ekimdi. Biz arkadaş grubu olarak 8 ekim’de saat 13.30 gibi katılım yaptık. Tavsiyem siz de son katılım günü gidin. ilk 2 gün gidenler hatta sabah giriş yapanların tamamını çalıştırdılar. Tuvaleti ilk onlar temizledi, yemekhaneye ilk onlar gitti, kayıt işlerinde evrakları onlar doldurdu. bizim geç katılmamızın tek dezavantajı gece 2 gibi yatağa girebildik. 5 te kalktığımızı düşününce biraz zor oldu ama kurtulduğumuz şeylere bakınca değdi. Önce nizamiyede kayıt işleri, levazımdan kamuflaj, sonra aşı, en sonda da bölükte bölük kaydı yaptırıyorsunuz.

İlk girişte arama filan yapmıyorlar. ilaç var mı sorusuna yok derseniz geçiyorsunuz. akıllı telefon var mı sorusuna yok derseniz geçiyorsunuz. ama sadece bizim bölükte 3 kişi askerliğini uzattı akıllı telefon yakalattığı için. tuşlu telefona hiçbir şey demiyorlar askercell e hiç gerek yokmuş. ben kendi hattımı götürdüm hiç sıkıntı olmadı.  Koğuşlar 10 kişilik, tek priz var ama eski telefonların şarjı bir hafta gittiği için hiç sorun yaşanmadı. dolaplarda herkese altlı üstlü iki adet yetecek kadar var. Hatta dolabın birini su dolabı yapmıştık koli koli suyu oraya koyuyorduk. eğitimler sağolsun çok su içiyorduk.

Yemekler Kötü Değil !

Yemekhanedeki yemekler çok kötü değil. Yenilebilir seviyede. Her sabah bir su bardağı ya ceviz ya da fındık veriyorlar. yemeklerde şap yok ama aşağı takımları düşünemeyecek kadar yorgun ve psikolojik baskı hissettiğiniz için umurunuzda olmuyor. yemekhanede tvde powerturk açık oluyor bazen, sıradan müzik kliplerinin o kadar etkileyici olacağını hiç tahmin etmezdim. o zaman şap olmadığını anlıyorsunuz. yemekhanenin arkasında kantin var. Oradan tost, döner, köfte vb. yemekler alabilirsiniz ama inanın daha kötü. Tugayda gezen arabalar var. onlarda da gözleme, hazır paket çiğ köfte ve tatlı var. Şekeriniz düşerse tatlı alabilirsiniz. diğerleri mide bozuyor. profiterol iyi gidiyordu eğitim aralarında. akbaba gibi nerde kalabalık bir asker var oraya çekiyorlar arabayı.

istihkak olarak tam takım kamuflaj ve bot, 2 adet t-shirt, 2 adet çorap, 2 adet don, traş köpüğü, 3 bıçaklı jilet ve banyo jileti, hobby şampuan ve 1 adet yüz havlusu verdiler.

 

Uzman çavuşumuz vardı inanılmaz sert..

2. gün uyanıp içtima ve kahvaltının ardından bölük ve çevresinde tüm gün uygun adım yürüyüş yaptırdılar. uygun adımla marş söylemeyi öğrettiler. 43 yaşında bir uzman çavuşumuz vardı inanılmaz sert ve sürekli bağıran biriydi fakat son günler iyi ki öyle davranmış dedik. bölük sıra yaparken sağ baş sabit kolları uzatmışlar komutan “ileri bak” dediğinde herkes farklı zamanda kolunu indirip vurunca adam çıldırıyordu. “seslere bak, aynı ishal olmuş *** gibi patır patır patır” diyordu. biz normal yürüdükçe “vur elini, yansın bacağın, korkma bir şey olmaz, vur ayağını vur, yer inlesin” diye bağırıyor ve biz daha çok ses çıkarıyorduk. öğleden sonra çömel-kalk, çök-kalk hareketlerini gördük bir süre. kalk dediğinde çoğu kişi nizami kalkmadığı için uzman çavuş yine çıldırarak “ohooo adam *** kaşıyarak kalkıyor, şu arkadaş da sofradan kalkar gibi kalktı ellerini silkti sağa sola bakıyor” diyordu.

çoğunluğun en çok ayak uydurduğu marşlardan biri:
çavuş: kiiiiim?
bölük: 10
çavuş: kiiiiim?
bölük: 10
çavuş: kim geliyor?
bölük: dur, dinle, bak! kim geliyor, kim geliyor? 10, 10, 10. bölük!
aslanlar, kaplanlar, şahinler. hey! hey! hey, hey hey! kar-tal-lar!

3. gün boyunca çömel-kalk, çök-kalk, şınav-mekik ve yanaşık düzen eğitimleri aldık. sıra açıl, sıra yanaş, 5’li saf düzeni, 10’lu saf düzeni vb.

4. gün sabah terhis evrakı için vesikalık foto çekimi ve öğleden sonra tüfekli duruşlar yapıldı. uzman çavuş “tüfek omza” komutunu bir türlü anlamayan arkadaşın birine “seni düzeltmek için 3 şey gerekiyor. bir, benim gibi kafası kırık bi’ adam. iki, 3 metre bahçe hortumu. üç, uzun bir arazi.” biz burada tabi içimizden kahkahalar attık. her eğitim dersi bitince istirahat vermeden önce şınav çektik. şınav çekerken uzman çavuş takımımızdaki imama seslenerek “hocam arkadaşlardan biri cima eder gibi şınav çekiyor sadece *** oynatıyor” dedi. biz hem şınav çekip hem gülmeden durmaya çalışırken komutan bu sefer de “biri de tavuk sanki sadece kafasını oynatıyor yem mi yiyorsun arkadaşım” dedi. orada bittik.

bölük, sağa dön! doldur boşlukları! sola dön!
son sıra hariç aynı anda çömel! kalk! aynı anda diyorum, aynı anda!
çömel!
(bunu günde en az 20-30 kere yapacaksınız alışın, çömelme de nizami olmak zorunda)

Öğle yemeğinde her acemi asker celbinde yapılan sucuk mangal..

5. gün sinevizyonda slayt izlemekle ve tören alanında prova yapacakken yağmur bastırması ve beş bin kişinin aynı anda bölüklere koşmasıyla son buldu.

6. gün ordu jimnastiği tüfeksiz hareketler serisini yaptık. öğle yemeğinde her acemi asker celbinde yapılan sucuk mangal yapıldı. eğitim sahasında çimlerde mangal yaparak güzel zaman geçirdik. sonrasında bölük astsubayımız nöbetçiydi ve konuşma yapmaya geldi. tek cümlesi bizi koparttı. “bakın arkadaşlar, bugün bile sizin için buraya geliyoruz. hayırlısıyla bi’ **** şey uğurlasaydık sizi”

7. gün pazara denk geldiği için hiçbir şey yapmadan geçirdik. hiçbir şey yapılmamasına rağmen sabah-öğle-akşam ve yat içtimaları en az 1 saatten sürdüğü için günün yarısı içtimalarda geçti.

8. gün öğleye kadar bölük etrafında uygun adım yürüyüş yaptık ve öğleden sonra tüm bedelliler tören alanına gittik. tugay komutanı 5 bin kişiye aynı anda komutlar vererek drone ile çekim yaptırdı. rahat, hazır ol, selam dur, sağa dön, sola dön vb. aynı gün dönüşte gece eğitimi yapıldı.

bölüğün en çok sevdiği ve ayak uydurduğu ikinci marş:
biz dağlara atarız pusu
haram oldu gece uykusu
havacıya bir yudum su
vermez misin kütahya kızı

şırıl şırıl suyun akışı
beline de bağlamış al nakışı
havacının bir bakışı
yetmedi sana kütahya kızı

bir elinde el bombası
bir elinde kasaturası
sırtında da sırt çantası
10.bölük aslanları

9. gün sahra(tüfek) sökümü, nişan alma, güvenlik tedbirleri görüldü. öğleden sonra haberlerde de çıkan “kadına şiddet semineri” almak üzere sinevizyona gidildi. arkasından hava kuvvetleri hakkında detaylı eğitim semineri aldık. akşam yemeği öncesinde de tören alanında konsere gittik. beş bin kişinin nizami rahat oturduğu ve çıt sesin çıkmadığı farklı bir konser deneyimi oldu.

Atış

10. gün atış öncesi son gün olduğu için yine tüm gün tüfekle eğitim gerçekleştirildi.
eğitim aralarında şınav çekerken uzman çavuş **** havaya kaldırmış birine “arkadaş *** s400 füzesi gibi kaldırmış, evet, ateşlenmeye hazır” deyince biz yine içimizden kahkahalar attık. biri silahını düşürünce komutan önce “ohoo, silahın *****” sonra da “şınav vaziyeti al” dedi ve “canım silahım” diye şınav çektirdi. o çocuğu gördükten sonra silahlara sevgilimizden daha iyi bakmaya başladık.

11. gün 10’lu saf düzeni yaptık ve atış sabah 8 de başladı. sıra bana 11de geldi ama akşam yemeğine kadar orada herkesin atış yapmasını bekledik. uyuduk, kalktık, çimlerde bir günü geçirdik.

12. gün tüfekli hareketler serisi yaptık. 13. ve 14. günler cumartesi pazar hava bozuk olduğu için içtimalar hariç istirahat verildi.

Örümcek ağ örmesine rağmen çocuk hareket etmedi

geriye kalan son 4 günün 3 gününde her gün tören provası yapıldı. perşembe günü kar ve yağmur yağdığı için evrak işlerimizi hallettik cuma günü de memnun edici bir törenle yeminimizi ederek bu macerayı da bitirmiş olduk.  Yemin töreninde yüzlerce ailenin karşısında insan ister istemez kendine çeki düzen veriyor. koğuş arkadaşlarımdan birinin kepinden gömleğine örümcek ağ örmesine rağmen çocuk hareket etmedi. Fiziken zorlanan arkadaşlar o gün kartal pençesi yürüdü, en çok ses onlardan çıktı.

En uyumsuz tipleri bile hareketsiz görünce mutlu oldum. askerlik psikolojisini son gün anladım. insanı ne seviyeye getirebileceği inanılmaz bir şey. gürültüde uyuyamayan adamlar, atış günü bölüğün bitirmesini beklerken g3 sesleri eşliğinde çimlerde uyuduk. böyle çok örneği var. “sağol” dememiz, aynı anda tören rahat, aynı anda esas duruş, aynı anda “atatürk” diye bağırmamız hep tek ses halinde gerçekleşti. üç hafta boyunca “arkadaşının ensesinde kaybol” dedikleri için o gün gerçekten kaybolduk. Tek başımıza değil bir bütün olarak hareket etmeyi başardık. sıralarımız ip gibiydi. Yemin töreninde o ahengi görünce insana ne yürüdüğü ne bağırdığı koyuyor.

 

törene giderken söylediğimiz ve pkk sempatizanları hariç herkesin en gür sesiyle söylediği intikam marşı:
hakkariden şırnağa mardin midyata
havacılar geliyor kütahya’dan doğuya
kalleşçe vurulan şehitler için
anası ağlayan mehmetler için
sevdiğini bekleyen genç kızlar için
in-ti-kam x2
intikam, intikam, intikam alacağız
pkk’dan ypg’den intikam alacağız


Like it? Share with your friends!

9
3 shares, 9 points

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir